Koronavirüs neden bitmiyor? Salgının bitmemesine neden olan 8 hatalı alışkanlık

Dünya'da koronavirüs salgını azalmasına rağmen henüz bitmiyor. Düşüşe geçen salgın neden bitmiyor? İşte Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İftahar Köksal'a göre salgının bitmemesine neden olan 8 alışkanlık

Koronavirüs neden bitmiyor? Salgının bitmemesine neden olan 8 hatalı alışkanlık

Sıcakların bastırmasıyla birlikte virüsün azalacağı kanısına rağmen vaka sayılarında henüz beklenilen ölçüde düşüş olmadı.  Solunum yolu virüslerinden farklı özellikler sergilediği için Kovid-19'un sıcak havalarda da bulaşma riski devam ediyor. Bu nedenle koronavirüse karşı alınan tedbirleri yumuşatmamalıyız.Bu konunun uzman olan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İftahar Köksal, yaz mevsiminde Kovid-19'a karşı dikkat etmemiz gereken 8 hatalı alışkanlığı anlattı. 

İşte koronavirüs bulaşmasını hızlandıran ve virüsten kurtulamama nedenleri:

Maske takmamak

Koronavirüs vakası görülmesinin ardından alınan ilk önlem maske takma zorunluluğu getirildi. Maske takmamak maalesef virüs yayılım riskini artırıyor. 

Kişi yaz aylarında özellikle tatil yaparken masa çevresinde, güneşlenirken şezlongda karşıdaki kişilerle sohbet ediliyorsa, maske yoksa ve sosyal mesafeye de dikkat etmiyorsa virüs bulaşma riski daha da yükseliyor. Bu nedenle sıcak havalarda kullanımı zahmetli ve zor olsa da maske takmayı asla ihmal edilmemeli. 

Maskeyi değiştirmemek

Maske takmak virüsten korur fakat maskeyi olması gerektiği gibi kullanmamak virüsün bulaşma riskini artıran ve sağlığımızı riski atan faktörlerden biri.  Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İftahar Köksal  yaz mevsiminde sıcaktan nemlenen maske mutlaka değiştirilmeli uyarısında bulunuyor. Çünkü Köksal'a göre nemli maskeyi kullanmak bakterilerin daha kolay üremesine neden olacağından dermatit başta olmak üzere cilt enfeksiyonlarına yol açabiliyor. Ayrıca Köksal, kullanılmış maskelerin ortalıkta bırakılmaması ve tıbbi atık kaplarına bırakılması noktasının da altını çiziyor. 

8 metre kuralına uymamak

Prof. Dr. İftahar Köksal,"Eğer kişiler açık havada tek başına ve kimseyle konuşmadan yürüyüş veya spor yapıyorlarsa, çevrede de kimse yoksa maske takmayabilirler."  diyor. Köksal  spor yaparken dikkat etmemiz gereken önemli bir kuralı şöyle anlattı: "Dururken kişiler arasındaki mesafe maskeli olarak 1.5-2 metre olabilir. Ancak yürürken veya koşarken hava hareketi ve rüzgar oluşacağı için bu mesafe daha da artırılmalı. Çünkü bu rüzgar hapşırma ve öksürme sırasında saçılan partiküllerdeki virüsün arkamızda 8 metreye kadar yayılmasına neden olabiliyor. Dolayısıyla sosyal mesafeye dikkat etmek ve maske kullanmak yaşamsal önem taşıyor."

Eldiven takmak 

Toplumda eldiven takmanın koronavirüsten korumadığına yönelik yaygın bir inanış olduğuna ve bunun oldukça yanlış olduğuna dikkat çeken Köksal'a göre ellerin yüzeylerle fazla temas etmesi, bunun sonucunda da dokunulan yüzeylere virüsün bulaşmasına yol açabiliyor.  Prof. Dr. İftahar Köksal "Ayrıca eller terledikçe eldivenlerin içi ıslanacak ve bakteriler ile mantarlar faaliyete geçecektir" uyarısında bulunmayı ihmal etmiyor. Bu konuda uyarısının dinlenmesini isteyen Köksal, "Eldiven diğer mevsimlerin yanı sıra yaz mevsiminde de takılmamalı. Eller sık sık su ve sabunla yıkanmalı ya da el dezenfektanı ile kolonya gibi antiseptiklerle ovulmalı. Elleri çevreye değdirmekten mümkün olduğunca kaçınılmalı. Temas riskini minimize etmek için mecbur kalmadıkça sokağa çıkmamaya da devam edilmeli" diyor. 

Saçları uzatmak, sakal bırakmak

Saç ya da sakal COVID-19'un bulaşmasını doğrudan etkilemese de, daha fazla terlemeye yol açacağı için ellerin yüze ve boyun bölgesine temas etme riskini artırdığı için riski de artırıyor. . Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İftahar Köksal, "Bu nedenle özellikle yaz mevsiminde erkeklerin sakal bırakmamaları, kadınların da saçlarını toplamalarını öneriyoruz. El hijyenine dikkat edilmesi ve bulaşma riski nedeniyle kuaföre gitmekten mümkün olduğunca kaçınılması da çok önemli" uyarısında bulunuyor. 

Bolca su içmemek

Yeterince su tüketmek hem metabolizmaya güclendiriyor hem de coronavirüsün vücudumuzdaki mukozalardan hücrelerin içine girişini de güçleştiriyor. Bu nedenle yaz mevsiminde en 2 litre su içmeyi asla ihmal etmeyin uyarısında bulunan Köksal,  "Kendi suyunuzu mümkün olduğunca yanınızda taşıyın" önerisinde bulunarak, "Dışarıdan satın aldığınız su şişesinin ağız kısmına başkası dokunmuşsa, virüsün kapağını açarken elinize ve içerken ağzınıza bulaşma riski var. Suyu dışarıdan almak zorunda kalmışsanız elinizi ve şişenin ağız kısmını mutlaka dezenfekte edin" diyor.

Tatili kalabalık mekanlarda geçirmek

Yaz ayları denildiğinde çoğumuzun aklına gelen ilk şey, tatil oluyor. Ancak coronavirüsten korunmak için kalabalık ortamlardan uzak, açık havada, doğayla iç içe olabileceğiniz bir tatil planı yapmamız gerektiğini belirten Köksal, bu mümkün değilse tatil arzusunu gelecek yıla ertelemeli ve evde bir tatil havası yaratmamız gerektiğini vurguluyor. 

Sık sık banyo yapmamak

Yaz mevsiminde serinlemek ve kişisel hijyeni sağlamak için sık sık banyo yapmak virüsden korunmak için çok önemli. Akşamları saçlarınızı ve vücudunuzu yıkamanız vücudunuza bulaşma  riski bulunan virüslare karşı da önemli bir korunma yöntemi olacaktır. Banyo sırasında sabun ya da şampuan yeterli arınmayı sağlayacaktır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER