Koronavirüs kısıtlamaları sona eriyor ama virüs kapma riski nerelerde yüksek olacak?

Son dönemlerde koronavirüs tedbirleri yumuşatılırken virüsün hala bitmemiş olması önemli bir nokta. Peki virüsten nasıl korunuruz? Virüs kapmamak için sakınılması gereken yerler nereler? İşin uzmanı Erin Bromage açıklıyor.

Koronavirüs kısıtlamaları sona eriyor ama virüs kapma riski nerelerde yüksek olacak?

Dünya, koronavirüs vakalarının azalmasından sonra normalleşme sürecine girmeye başladı. Virüs kapsamında alınan tedbirler yumuşadı, toplumsal hayat eski halini almaya başladı. İşte bu dönemde virüsün hala bitmediğine ve ikinci dalganın tehlikesine dikkat çeken uzmanlar insanları kurallara uymaya ve dikkatli davranmaya davet ediyor. 

Peki virüs kapma olasılığının yüksek olduğu alanlar nereler, nerelerden uzak durmalı, nasıl tedbirler almalı, virüsten korunmak için neler yapmalıyız? ABD Darthmouth, Massachusetts Üniversitesi'nde Bulaşıcı Hastalıklar dersini veriyor ve salgınla ilgili gelişmeleri yakından takip eden, Bağışıklık uzmanı Biyoloji Profesörü Erin Bromage ile Covid-19 kapma riskinden kurtulmak için almamız gereken önlemleri açıkladı. 

 koronavirüsün tehlikeleri hakkında yazdığı bir blog yazısı yaklaşık 16 milyon kez okunan Erin Bromage'ye göre çoğu kişi hastalığı evin bir üyesinden kapıyor. Bunun için ev dışına çıkan bireyler oldukça dikkatli olmalı. Ancak Bromage'ye göre park bahçe gibi alanlar virüs bulaştırmıyor. Çünkü kendisi  "Dışarıda virüsün etkisini seyrelten sınırsız etken var. Verdiğiniz nefes çok çabuk yayılıp yok oluyor" diyor.

blog yazısında da "Enfekte olmak için virüsün bulaşıcı bir dozuna maruz kalmanız gerekir. MERS ve SARS ile yapılan bulaşıcı doz çalışmalarına dayanarak, bazıları bir enfeksiyonun yerleşmesi için 1.000 SARS-CoV2 viral partiküllerinin gerekli olduğunu düşünüyor" ifadelerine yer verern Bromage'nin verdiği bu sayılar tartışmaya uğrasa da enfeksiyonun nasıl var olacağını anlamak için ihtiyaç duyulan referansı sağlıyor.

Koşanlardan virüs bulaşma riski düşük.

Bu konuda asıl dikkat edilesi nokta o sayıya çeşitli yollarda varılabileceği: "Tek nefeste çekeceğiniz 1000 hayati partikül veya her birinde içimize çektiğiniz 100 hayati partikül taşıyan 10 üzeri nefes veya 100 nefes ile 10 partikül. Tüm bu durumlar bir enfeksiyona neden olabilir."

Şarkı söylemek virüsün bulaşma riskini artırıyor.

Bu da, çok kısa süre yan yana geldiğimiz kişilerin enfeksiyon doz geçirme olasılığının düşük olduğu anlamına geliyor. Yeterli sosyal mesafeyi sağlamayan koşucular ve yürüyüş yapanlar da buna örnek olabilir.

Peki endişe edilecek noktalar neler?

Bromage'ye göre Öksürük ve hapşırıklar gerçekten hastalığı yayar ama hızları burada değişken konumunda. 

Dr. Bromage'a göre tek bir öksürük saatte 80 kilometre hızla 3000 damla yayabiliyor. Yaydığı  damlaların çoğu geniş boyutlu ve yerçekiminin etkisiyle  yere çabuk düşüyor, fakat diğerleri havada asılı kalanlar tehlike saçıyor ve bir odadan diğerine bile geçebiliyor.

Eğer asansörde beraber kapalı kaldığınız bir kişi öksürmek yerine hapşırıyorsa, sorunlarınız on kat artar.

Belirti göstermeyenlerden de virüs kapılabilir.

Dr. Bromage göre  tek bir hapşırık 30.000 adet damla yayıyor ve bunların saatte 320 kilometre ile bir odayı aşarak çok daha uzaklara ulaşıyor. 

"Eğer bir insan enfekte olmuşsa, tek bir öksürüklerindeki veya hapşırıklarındaki damlalar 200 milyona kadar virüs partikülü taşıyabilir.

"Eğer bir insanlar yüz yüze konuşuyorsanız ve bu insan size karşı öksürür veya hapşırırsa, 1000 virüs partikülünü içinize çekip enfekte olmanız ihtimalini takip etmek çok kolay."

Dr Erin Bromage

Bromageye göre öksürük ve hapşırık anında orada bulunmasanız bile daha önce öksürülen bir ortama girmeniz sizi tehlikeye sokar. Çünkü hapşuruk ve öksürük parçacıklarının bazıları havada saatlerce asılı kalabilir. 

Belirtisiz yayıcılılar

Virüs kapan bireylerde kendini yaklaşık beş günde belli ediyor. Hatta bazıları hiç belirti bile göstermeyebiliyor. En kötüsü, nefes alıp vermek bile çevreye virüsün kopyalarını yayabiliyor.

Fakat ne kadar?

Dr. Bromage'a göre "Tek bir nefes 50 ila 5000 damla yayar. Çoğu düşük hızdadır ve hızla yere düşer." ve burnumuzdan nefes alıp verdiğimiz zaman daha da az damla yayılır.

Kahvaltıda konuşan bir çift.

Dr. Bromage virüs bulaşma serüvenini şöyle anlatıyor:

"Orada daha çok filtreleniyor ve tam aşağı hedef alıyor. Böylece çok az patojenin (viral partiküller) nefes alma ile yayıldığını görüyorsunuz. Bir nefesle soluk verme gücünün olmaması nedeniyle, alt solunum alanlarından viral parçacıklar dışarı atılmaz. Bu önemli, çünkü bu alt bölgelerde bulunan dokular koronavirüsün daha fazla yoğunlaştığı yerlerdir. SARS-CoV2 (bu koronavirüsün) kaç viral partikülünün nefes almayla salındığını bilmiyoruz fakat Dr Bromage grip ile enfekte olmuş bir hastanın dakikada gerçekleştirilen nefes alımı 3 ila 20 RNA kopyası yaydığını söyleyen bir çalışmadan alıntı yapıyor. Eğer bu rakam koronavirüs için doğruya enfekte olmuş bir insan çevreye dakikada 20 kopya salıyor.''

Bromage'ye göre enfeksiyon için daha önce gerektiği gibi tartışılan 1.000 kopya rakamına ulaşmak için kişinin soluduğu her parçacığı 50 dakika solumak gerekir (yine, bu rakam sadece referans olarak kullanılmıştır ve kesin değerin hala belirlenmesi gerekir).

Yani enfekte olmuş bir insanlardan onlar öksürüp, hapşırmadıkları tekdirde onlarla geçirdiğimiz zaman çerçevesinde virüs kapma riskimiz oldukça az. 

Dr Bromage'e göre konuşmak solunum damlacıklarının salınımını dakikada yaklaşık 10 kat ila yaklaşık 200 kopya kadar arttırır. Bunların yanında şarkı söylemek ve bağırmak da havaya salınan damlacık miktarını artırıyor. Tabi bu damlacıkların dokunulan kirli yüzeylerden de gelebileceğini unutmamalı. Bromage, "Bu yüzden güçlü emisyonlara neden olan her şey, solunum damlacıklarının daha fazlasını, daha yüksek bir viral yüke sahip olacak olan dokulardan havaya koyar" diyor. Bu şekilde enfeksyona yakalanma ihtimalini çok daha zor olmasının yanısıra, çalışmalar birçok enfeksiyonun - ve belki de ev dışındaki bulaşmaların çoğunun- hiçbir semptomu olmayan insanlardan meydana geldiğini tahmin ediyor.

Diş hekimlerinin de alacağı riskler hesaplanmalı.

Hangi çevreler özellikle riskli?

Hangi çevrelerin risk altında olduğu konusunda enfekte ile ilgilenilen mesleklerin ve çevrelerin daha çok riskli olduğu su götürmez bir gerçek.

Bazı ortamların büyük ölçekli enfeksiyonlara yol açtığını da bariz.  Yolcu gemileri kamusal hayal gücünde belirgin bir şekilde yer alabilirken, Dr. Bromage açık planlama ofislerin ve doğum günü partileri, cenaze törenleri ve koro resitali gibi, spor ve sosyal etkinlikler enfekte riskinin en üst düzeyde olduğu yerler. 

Dr. Bromage "Birbirlerinden 15 metre uzak olsalar bile -koro gibi- düşük bir doz virüs onların etrafındaki havada mevcut olup enfekte olmalarına yetiyor" diye açıklıyor 

Normalleşme sürecinde işlerimize dönerken belli meslek gruplarında  özellikle endişe kaynağı olan maddeler havalandırma sistemi. Havalandırma sistemi kötü olan açık plan ofisler özellikle sorun teşkil ediyor.

yaşlı bir kadın bir çocukla oturuyor.

Dr. Bromage Güney Kore'de 216 ofis çalışanından 94'ünün enfekte olduğu bir örnek veriyor, enfekte olan çoğunluk katın bir kenarında açık, geniş bir alan paylaşıyorlarmış.

Bromage  diğer bir risk grubunu Diş Hekimlikleri olarak açıklayarak "Sadece yaptıkları prosedürlerle çok miktarda aerosol oluşturan bir meslek ve öncelikle çalışanlarını korumak için işyerlerini düşünmek zorunda kalacaklar çünkü müşterilerini hasta edecek olanlar çalışanlar değil aksine çalışanları hasta edecek olanlar kendilerine gelen hastalarıdır bu da diş hijyenistleri Janice, sondaj, emme, her yere giden tüm sıvılar nedeniyle oluşacak." diyor. 

Öğretmenlerin de riskle karşı karşıya olduklarını söyleyen Bromage ; ''1Bir odada yüksek yoğunlukta genç insanlarla yaşlı bir öğretmen ve profesör nüfusunuz var. Bu işyerlerini güvenli hale getirmek için yapılacaklar düşünülmeli."

İç ve dış alanlar

Bromage'ye göre iç alanlar dış alanlara göre çok daha fazla risk grubunda. Dış alanlardaki rüzgar güneş ışığı ve nem virüs bulaşma riskini azaltıyor.

restoran

Dış alanlarda da insanların konuştuğu, şarkı söylediği ve bağırdığı alanlardan ve kalabalıktan uzak durulmalı. Alışveri yapmak için girilen mekanlarda ne kadar az zaman geçirirsek o kadar iyi. 

Dr. Bromage, tedbirlerin azaltılmasının ardından yapılacak faaliyetlerde dikkatli olunmasını, iç mekanlarda yapılan faaliyetlerin dış mekanlardakine göre daha azaltılmasını, önererek, "Eğer iyi havalandırılmış bir yerde az insan ile oturuyorsanız risk düşük. Eğer açık bir kat planlı ofisteyseniz, riski (hacim, insanlar ve hava akımı) eleştirel olarak değerlendirmeniz gerekir. Yüz yüze konuşmak veya daha da kötüsü bağırmanızı gerektiren bir işteyseniz, riski değerlendirmeniz gerekir." diyor. Örneğin bir alışveriş merkezinde, "mağazanın düşük yoğunluklu, yüksek hava hacmi ve mağazada geçirdiğiniz sınırlı süre, bulaşıcı bir doz alma fırsatının düşük olduğu anlamına gelir. Ancak mağaza çalışanı için, mağazada geçirdikleri uzun süre bulaşıcı dozu almak için daha büyük bir fırsat sunuyor" diyor 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER