SDG'nin Feshi, Yeni Suriye'nin Başlangıcı İçin Yeterli mi?

iran
Google News

Eski Washington Büyükelçisi ve CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kendini feshetme kararını, Suriye'nin yeniden yapılanma sürecini ve bunun bölgesel/küresel boyutlarını değerlendirdi. Tan'a göre bu adım, Suriye'nin devlet kapasitesinin tesisi için "yeterli değil ama gerekli" bir nitelik taşıyor.

 

SDG'nin Feshi ve Yeni Entegrasyon Süreci

  • Fesih ve Entegrasyon Adımları: SDG'nin kendini lav etmesinin ardından örgüt lideri Mazlum Abdi'nin geçiş dönemi Cumhurbaşkanı Ahmet El Şara'nın danışmanlığına getirildiği, İlham Ahmed'in ise milletvekili atanacağı ifade ediliyor.

  • YPJ ve Güvenlik Yapılanması: Kadın savaşçılardan oluşan YPJ'nin Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı terörle mücadele birimine dönüştürülmesi öngörülüyor.

  • ABD'nin Yaklaşımı: ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Bölge Özel Temsilcisi Tom Barrack, uzlaşıyı "tarihi" olarak nitelendirerek "tek devlet, tek ordu, tek hükümet" mesajı verdi.

İsrail, Türkiye ve Bölgesel Dengeler

  • Diplomatik ve Askeri Hatlar: ABD kolaylaştırıcılığında Şam ile İsrail arasında kurulan temaslarda Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığının da gündeme geldiği aktarılıyor.

  • TSK'nın Askeri Varlığı: PKK'nın Suriye kanadının silah bırakmasıyla paralel olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'deki askeri ayak izini gözle görülür şekilde daralttığı gözlemleniyor.

  • Seçim Yatırımları ve Riskler: İsrail Başbakanı Netanyahu'nun iç siyasetteki seçim baskısı nedeniyle "Türkiye yeni İran" söylemine sarılabileceği, buna karşın Ankara'nın ABD ve bölgesel aktörlerle ilişkilerde temkinli bir tutum izlediği kaydediliyor.

Dış Politika Eleştirileri ve Siyasal Riskler

  • Kurumsal ve Hukuki İhtiyaç: SDG'nin ilga edilip devlete entegre edilmesinin kalıcı barış için tek başına yetmeyeceği; kapsamlı bir anayasal, hukuki ve siyasal reform sürecinin şart olduğu vurgulanıyor.

  • ABD ve Trump Bağımlılığı: Dış politikada tüm dengelerin ABD'deki Trump yönetimine endekslenmesinin ticari ve kısa vadeli bir yaklaşım olduğu, Türkiye'nin F-35 ve Eurofighter gibi kritik savunma sanayii ihtiyaçlarında somut mesafe katedemediği eleştirisi getiriliyor.

Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış.
<