İsrail Gazetesinden Çarpıcı Analiz: Savaş Sonrası Bölgesel Düzende ABD Zayıflıyor, Türkiye Devleşiyor!
Halil Uzan
Orta Doğu’daki çatışmaların ardından şekillenecek yeni dünya düzenine dair İsrail basınından itiraf niteliğinde bir analiz geldi. Önde gelen bir İsrail gazetesinde yayımlanan değerlendirmeye göre, bölgedeki geleneksel "ABD koruması" dönemi yerini yeni aktörlere bırakıyor. Analizde, Washington’ın nüfuz kaybı yaşadığı bu süreçte Türkiye’nin hem askeri hem de diplomatik gücüyle bölgenin ana belirleyicisi haline geleceği vurgulandı.
ABD’nin Bölgesel Etkisi Neden Azalıyor?
İsrail basınındaki analize göre, ABD’nin Orta Doğu stratejisi artık eskisi kadar caydırıcı değil:
-
Stratejik Odak Kayması: ABD’nin dikkatini Asya-Pasifik ve Ukrayna gibi bölgelere kaydırması, Orta Doğu’da bir güç vakumu yarattı.
-
Güven Erozyonu: Bölge ülkelerinin, ABD’nin güvenlik garantilerine olan inancının sarsıldığı ve kendi ittifaklarını kurma arayışına girdiği belirtildi.
-
Arabuluculuk Rolünün Kaybı: Washington’ın çatışmalardaki taraflı tutumunun, onu çözümün bir parçası olmaktan çıkardığı ifade edildi.
Türkiye: Yeni Düzenin "Oyun Kurucu" Aktörü
Raporda Türkiye’nin yükselişi sadece coğrafi konumuyla değil, çok boyutlu dış politikasıyla açıklanıyor:
-
Lojistik ve Enerji Merkezi: Türkiye’nin yeni enerji yolları ve ticaret koridorları üzerindeki kilit rolü, bölgesel istikrarın anahtarı olarak görülüyor.
-
Askeri Caydırıcılık: İHA/SİHA teknolojisi ve savunma sanayiindeki devrim, Türkiye’yi "müdahil" değil, "dengeleyici" bir güç konumuna taşıdı.
-
Diplomatik Köprü: Ankara’nın hem Batı hem de Doğu ile konuşabilen ender başkentlerden biri olması, savaş sonrası masadaki en güçlü kozu olarak nitelendiriliyor.
"İsrail İçin Yeni Gerçeklik: Ankara ile Uzlaşı"
İsrail gazetesindeki makale, Tel Aviv yönetimi için de bir uyarı niteliği taşıyor:
-
Yalnızlaşma Riski: ABD etkisinin azaldığı bir düzende, İsrail’in bölgedeki en güçlü Müslüman ülke olan Türkiye ile ilişkilerini rasyonel bir zemine oturtmasının "zorunluluk" olduğu yazıldı.
-
Bölgesel Entegrasyon: Savaş sonrası kurulacak güvenlik mimarisinde Türkiye’nin onayı olmadan atılacak adımların kalıcı olmayacağı vurgulandı.
2026 Vizyonu: Ankara-Riyad-Kahire Ekseni
Analizde dikkat çeken bir diğer nokta ise Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Mısır ile olan ilişkilerini normalleştirmesiyle oluşan yeni blok oldu. Bu üçlü yapının, ABD sonrası dönemde bölgenin iç işlerini dış müdahale olmadan yönetme kapasitesine ulaştığı savunuluyor.
Özetle: İsrail basınına göre 2026 yılı, Washington’ın Orta Doğu’dan "yumuşak çekilişinin" ve Ankara’nın "bölgesel liderliğinin" resmen tescillendiği yıl olarak tarihe geçecek.