Dolar neden yükseliyor?

Dolar/TL kuru 9,04'ü aşarak bir rekor daha kırdı.

Dolar neden yükseliyor?

Dolar neden yükseliyor?

Dolar/TL kuru 9,04'ü aşarak bir rekor daha kırdı. Pazartesi günü yurt içi piyasaların kapalı olduğu saatler içerisinde 9 seviyesini aşan Dolar/TL kuru, haftanın ikinci işlem gününde rekor seviyeye çıktı.

Türk Lirası, Tayland bahtı ve Güney Kore wonu ile beraber düşüş kaydeden gelişen para birimleri arasında bulundu.

Türk Lirası'ndaki bu değer kaybı, Amerikan Doları'nın güçlenmesi ile yakından alakalı.

Pandemi sürecinde ekonomiyi canlandırmak için piyasaya nakit pompalaması yapan gelişmiş ekonomilerin, enflasyon kaygıları ile para politikalarında değişiklik planlamaları Türk Lirası gibi para birimlerini etkiliyor. Fakat TL'deki değer kaybının arkasında Türkiye'deki para politikasının da etkisi bulunuyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), 23 Eylül tarihindeki toplantısında politika faizini 100 baz puan düşürerek yüzde 19'dan yüzde 18'e çekti.

Karar öncesi 8,64 seviyelerinde olan kur, kararın açıklanmasından sonra 8,80 seviyesine kadar çıktı.

Icrypex'ten Strateji Geliştirme Müdürü Tuğba Özay, "Küresel çapta yükselen enflasyon endişeleri tüm ülkeleri parasal sıkılaşmaya mecbur hale getirirken enflasyonda yüzde 20'lere yaklaşan bir ülke olarak böyle bir ortamda faiz indirimine geçilmesi TL'nin negatif ayrışmasına sebep oluyor" açıklamasıyla bu durumu özetliyor.

Küresel olarak koronavirüs pandemisi ile birlikte başlayan bol likidite döneminin artık sonuna gelinmek üzere.

ABD Merkez Bankası (Fed) eylül ayında, pandemi sürecinde ekonomiyi canlandırmak adına piyasaya sundukları teşvikleri artık yavaşlatmaya hazır hale geldiklerini, diğer bir deyişle "tapering" sürecine gireceklerini ifade etti.

Fed, pandemi süresi boyunca aldığı tahvillerle piyasaya her ay 120 milyar dolar nakdin girmesini sağlamıştı. Bu şekilde de piyasaların desteklenmesi, ekonominin canlanması amaçlanmıştı.

Ancak bu ABD'nin yükselmeye başlayan bir enflasyonla yüz yüze gelmesine, bir de Fed'in bilançosunun da kabarmasına sebep oldu. Benzer bir durum Avrupa Merkez Bankası için de geçerli.

Sonrasında da başta ABD olmak üzere gelişmiş ekonomilerde krizlerin önüne geçebilmek adına "tapering" ile ekonominin normale dönmesi hedeflenecek. Bunun için de piyasaya sağlanan likidite yavaş yavaş geri alınacak.

Tapering ile merkez bankalarının gevşek para politikasını sıkılaştırmaya başlayacak olması, bir süre sonra da faizlerin artırılması beklenmekte. Bu da doların daha da güçleneceği anlamını taşıyor.

TL, negatif ayrışıyor

Icrypex'ten Strateji Geliştirme Müdürü Tuğba Özay'a göre Dolar/TL'deki yükselişin durumu, TCMB'nin atacağı adımlara göre ya ivme kazanacak ya da hızı düşecek.

Dolar, bütün para birimlerine karşı güç kazanıyor olsa bile Türk Lirası'ndaki değer kaybı muadillerine göre daha yüksek. TÜSİAD Başekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, atmış olduğu tweetinde Fed'in faizleri değiştirmediği 22 Eylül'deki kararından bu yana gelişmekte olan para birimlerinde değer kaybının yüzde 2 civarında devam ettiğine, fakat TL'deki değer kaybının yüzde 4'e yükselerek bu rakamın iki katına işaret ettiğine dikkati çekti.

TL, senenin başından beri ise dolara karşı yüzde 18 değer kaybetti.

Icrypex'ten Özay, TL'nin öteki gelişmekte olan para birimlerinden negatif ayrışmasının sebebi olarak TCMB'nin para politikasını ve ülke ekonomisindeki kırılganlıkları belirtiyor:

"Yüksek enflasyon, yüksek işsizlik, net rezervlerin halen ekside olması, faiz indirim beklentilerinin sürmesi, Türk Lirası' nın değer kaybetmesinin TL kaynaklı sebepleri."

"Kurun faiz indirimimizle ilgisi yok"

Pazartesi günü TBMM'de bir yapan TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu ise "Küresel gelişmelere bakıldığında kurun bizim faiz indirimimizle alakası olmadığını görürüz" açıklamasını gerçekleştirdi.

Kavcıoğlu ayrıca, "Ağustos-Eylül gibi faiz indirimi ile ilgili yol haritamızı belirtmiştik. Para politikasında gerçekleşen faiz indirimini beklenen oranda görmekteyiz. Sürpriz olmadığını söyleyebiliriz" şeklinde konuştu.

Erdoğan'ın Suriye sözleri

Kıbrıs İktisat Bankası ise paylaştıkları piyasa notunda TL'deki değer kaybını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kabine toplantısından sonra Suriye ile alakalı olarak yaptığı açıklamalara dayandırdı.

Erdoğan, "Suriye'den ülkemize yönelik terör saldırılarının kaynağı mahiyetindeki bulunan kimi yerler ile ilgili artık tahammülümüz kalmamıştır. Buralardan kaynaklı olan tehditleri, ya oralarda etkin olan güçlerle beraber ya da kendi imkanlarımızla bertaraf etmekte kararlıyız" şeklinde konuştu.

İktisatbank Hazine Bölümü Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu, paylaşmış olduğu piyasa notunda, açıklamayı sınır ötesi operasyon olarak okuduklarını ifade etti:

"Kuvvetle muhtemel, piyasa da bizimle paralel okumuş olmalı ki, tırmanan jeopolitik tehlikelere paralel kur 9,02 seviyesine varan bir yükseliş seyrederken, dolar ve euro'dan oluşan Türk Lirası sepet kur 9,72 seviyesine çıkarak TL'yi tüm zamanların en değersiz seviyesine çekti."

Reuters'ın haberlerine göre ise Barclays bankası müşterilerine "önümüzdeki üç ay içinde Türk Lirası'nı satmalarını" önerdi.

Bankanın piyasa notunda sene sonuna kadar "para politikalarında agresif bir gevşeme", buna bağlı olarak da yabancı sermayenin kaçışına paralel TL'de zayıflama bekledikleri ifade edildi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER