En tehlikeli psikolojik hastalıklar neler?

Hepimiz bazen zor zamanlardan geçebiliyoruz. İşte bizleri korkutan en tehlikeli psikolojik hastalıklar neler.

En tehlikeli psikolojik hastalıklar neler?


   Yaşamış olduğumuz bazı travmaların hayatlarımızda etkileri oldukça büyük olabiliyor. Bazen de hiç beklemediğimiz olaylar insanlarda beklenmedik etkiler yaratıyor . Ruhsal hastalıklar da tam anlamıyla bu yaşadıklarımız ya da belki de yaşayamadıklarımızın  sonucunda meydana gelebiliyor.  Travmalar bu tür hastalıklara dönüştüğünde atlatması çok daha zor ve profesyonel bir  destek ya da tedavi süreci kaçınılmaz oluyor. Ancak kuşkusuz profesyonel destekle, doktor yardımı ile atlatabilirsiniz.

Yapılan araştırmalarda dünyada 450 milyondan civarı  insanın ruhsal hastalıklarla mücadele ettiği söylenmekte. Bazen de depresyon gibi çok  daha basit atlatılabilen durumlar oluşurken bazı istenmeyen durumlarda de büyük travmaların büyük sonuçları olarak acı veren hastalıklar çıkıyor tehlikeli psikolojik rahatsızlık karşımıza çıkabilmekte. Bunların bir kısmına göz atalım…

Paris Sendromu

   Oldukça garip ve geçici bir ruhsal sorunluluk olan Paris Sendromu, kişinin Paris’i dolaşırken bunalması halidir. En çok Japon turistlerin başına gelen bu hastalık, her yıl Paris’i ziyaret eden 6 milyon turist arasından 1 veya 2 düzinesinde görülüyor. Ancak uzmanlar tarafından bu durum uzun saatler süren uçak yolculuğu, ani kültür değişimi, dil engeli gibi faktörlerle açıklanıyor. Paris Sendromu yaşayan kişilerde aşırı kaygı, duyarsızlaşma, halüsinasyonlar ve akut sanrılar görülüyor. Araştırmalar ise bu sendromu yaşayanların çoğunda psikolojik hastalık geçmişi olmadığını gösteriyor.

Yapay Bozukluk

     Kısaca hasta rolü yapmak olarak tanımlanabilir. Çocuklarda çok seyrek görülen bu hastalığa yakalananlar hastanede tedavi görmek için çeşitli şeyler yaparlar. Çoğunlukla hasta numarası yaparlar, detaylı hikayeler anlatırlar, iddia ettikleri hastalıkların semptomlarını sıralarlar. Bazen fiziki hastalık belirtileriyle ifade ettiklerini kanıtlamak amacıyla kendilerine bazı maddeler enjekte edebilirler. Hastalığın altta yatan pek ok nedeni olabilir, bunlardan birinin kişilik sorunluluğu olduğu düşünülüyor. Tedavi için kullanılan bazı ilaçlar var yalnız ilk adım elbete teşhisin sonrasında bir uzmana başvurmak…

Apotemnophilia (Vücut Bütünlüğüne İlişkin Kimlik Bozukluğu)

   Kişinin herhangi bir uzvunu kendine ait hissetmemesi durumuna Apotemnophilia adı verilir. Yabancı El Sendromu’ndan farkı ise kişinin bedensel olarak zarar verme talebidir. Bu hastalığa yakalanan kişiler bedeninin sağlıklı bölümlerini kesmek ya da tahrip etmek için büyük bir arzu duyarlar. Nörolojik bir hastalık olan Apotemnophilia’nın beynin sağ lobuyla alakalı olduğu düşünülüyor. Bu hastalığa sahip olanlar genelde kesmek istedikleri uzuvlarının nereden itibaren kendilerine ait olmadığını net bir dille belirtebiliyorlar. Ancak bu arzularıni veya sorunlarıni etraflarındaki kişilere anlatmaktan kaçınıyorlar. Bilinen bir tedavisi ise yok.

Boanthropy (Öküz Sendromu)

    Oldukça seyrek görülen Boanthropy‘ye yakalanan insanlar öküz/inek olduklarını düşünürler. İneklerle tarlalarda otlamaya çalışırlar, sürünürler ve sürünün bir üyesiymiş gibi davranırlar. Ancak bütün bunları yaparken ne yaptıklarının farkında olmazlar. Bu hastalığa yakalanan insanların sosyal hayatları büyük zarar görür. Bilinen bir tedavisi ise ne yazık ki yoktur.

Capgras Sendromu (Sahtekar Sendromu)

   Capgras Sendorumu’na yakalanan kişiler, tanıdıkları birinin bir sahtekar tarafından değiştirildiğine inanırlar. Yani tanıdıkları kişinin yerini bir sahtekarın aldığını düşünürler. Örneğin hasta, kendi eşinin sahte olduğunu iddia edip onu asıl eşiyle değiştirmekle suçlayabilir. Hastalar bazı zamanlar bir hayvan, nesne veya evin de sahteleriyle değiştirildiğini düşünebilir. Herkeste görülebilen bu hastalığında kadınlarda daha sık görüldüğü söylenebilir. Nadir durumlarda çocukları da etkileyebilir. Hastalığın tehlikeli yanı ise, hastaların sahte olduklarını sandıkları yakınlarının onlara zarar vereceğini düşünmesi. Capgras Sendromu, beyin travması, bunama, şizofreni ve epilepsi sonrasında ortaya çıkabilir. Belirlenen bir tedavi olmasa da semptomları hafifletecek ilaçlar kullanılmaktadır.

Yabancı El Sendromu

   Kısaca kişinin bir elinin bedeninden ve beynin verdiği komutlardan ayrı hareket etmesi durumu. Bu hastalık, elin kendi özgür iradesiyle hareket etmesine neden olan nörolojik bir durumdur. Çok seyrek görülse de bazı durumlarda sadece bir bacak da hareket edebilir. Bu hastalıkta kol, zihnin denetimi altında değildir. Etkilenen el ya da kol kriz boyunca sahibine yabancı gelir ve kasten yapılan şeyleri istemeden oluyormuş gibi gösterir. Çoğunlukla çocuklarda görülse de erişkinlerde de görülebilir. Bu hastalığın nedeni net olarak bilinmese de inme, travma ya da bütünörden sonra oluşabileceği düşünülüyor. Bu hastalık temel olarak beynin sağ ve sol tarafının arasındaki iletişim sağlayan köprünün doğru çalışmaması sonucu meydana geliyor.

Likantropi

    Likantropi, kişinin kurt adama veya diğer bir hayvana dönüştüğünü sanması durumudur. Hastalığa yakalanan kişiler ağızlarının ve dişlerinin biçim değiştirdiğine, vücutlarının tüylendiğine inanırlar ve vücutlarının küçüldüğünü düşünerek baldırlarında ve karınlarında yanma hissi duyduklarını söylerler. Genellikle şizofreni, bipolar sorunluluk ya da şiddetli depresyon gibi diğer hastalıkların yansıması olduğu düşünülür. Oldukça seyrek görülen bir hastalıktır.

Cotard Sendromu

   Genellikle şiddetli depresyon veya bazı psikolojik hastalıklar sonucu ortaya çıkan Cotard Sendromu, kişinin ölü olduğuna veya ölmekte olduğuna inanması durumu. Ayrıca hastalığa yakalanan kişiler hayalet olduklarına, iç organlarının çürüdüğüne ya da onları kaybettiğine inanabiliyor. Çürüyen bir vücuda sahip olma hissi ise hastalığın en yaygın görülen belirtilerinden biri. Bazı acı çeken hastalar açlıktan ölebiliyorlar. Bu ahstalık daha fazla hiçbir şeyin bir anlamı olmaması, hiçliğe inanma kanaati nihilizm ile ilişkilendiriliyor. Bazı hastalar bütün vücutlarında hissederken bazıları sadece belli organlarda hissediyor. Her yaştan insanda görülebiliyor, ortaya çıkış biçiminde göre belli terapilerle hastalığın tedavisinde gelişme kaydedilmesi mümkün.

Diyojen Sendromu

   Adını Yunan filozof Diyojen’den alan bu sendrom kısaca “istifçilik” olarak tanımlanabilir. Her şeyi saklama, biriktirme, kirli yaşam alanı ve sağlıksız bir yaşam başlıca belirtileri. Bu hastalığa yakalanan kişiler genelde yalnız yaşarlar ve bir şeylerin yanlış olduğunun farkında olmazlar. Şizofreni, obsesif kompulsif sorunluluk, depresyon, bunaklık ve alkol bağımlılığı ile ilişkilendirilebilir. Orta yaştaki insanlarda da görülse de genelde 60 yaş üstü kişilerde rastlanır bu hastalığa. Zor olsa da tedavi edilebilir bir hastalıktır. Zamanla kişinin sağlığını tehdit edebilecek duruma gelebilir, zira bu sağlıksız yaşam zaman içinde hayati risk taşıyan hastalıklara neden olur.

 Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu (Çoklu Kişilik Bozukluğu)

    Dissosiyatif sorunluluklar kişinin kimlik, hafıza, algı ve çevrey ile ilgili fonksiyonlarının tümlüğünün bozulmasıyken, Dissosiyatif kimlik sorunluluğu kişinin 2 farklı kimliğe bölünmesi halidir. Belirtiler arasında bellek kaybı, zihnin bulanıklaşması, kafada iki ya da daha çok insanın konuştuğunu hissetme gibi şeyler vardır. Her ne kadar kişiyle iletişim kurduğunuzu hissetseniz de aslında kişilikler değiştiyse çok sayıda kişiyle iletişim kurmuş olabilirsiniz. Bilinenin aksine çoklu kişilik sorunluluğuna sahip kişiler sahip oldukları kişilikleri istedikleri zaman değiştirebilirler. Bazen yıllarca aynı kimlikte kalabilirler ve hiçbir belirti göstermeden değiştirebilirler. Onları çoklu kişilik sorunluluğuna sahip olduğuna inandırmaksa neredeyse imkânsızdır. Ayrıca normal bir yaşam sürmeleri mümkün olmadığı için genelde kliniklerde yaşarlar. Genellikle bir travmayla başa çıkma sürecinde ortaya çıkar. Bilinen tedavisi ise psikoterapidir.

Yapay Bozukluk

     Kısaca hasta rolü yapmak olarak tanımlanabilir. Çocuklarda çok seyrek görülen bu hastalığa yakalananlar hastanede tedavi görmek için çeşitli şeyler yaparlar. Çoğunlukla hasta numarası yaparlar, detaylı hikayeler anlatırlar, iddia ettikleri hastalıkların semptomlarını sıralarlar. Bazen fiziki hastalık belirtileriyle ifade ettiklerini kanıtlamak amacıyla kendilerine bazı maddeler enjekte edebilirler. Hastalığın altta yatan pek ok nedeni olabilir, bunlardan birinin kişilik sorunluluğu olduğu düşünülüyor. Tedavi için kullanılan bazı ilaçlar var yalnız ilk adım elbete teşhisin sonrasında bir uzmana başvurmak…

Kluver-Bucy Sendromu

   Bellek, cinsel ve sosyal yaşamdaki bazı davranış ve sorunlar olarak kendini gösteren Kluver-Bucy Sendromu’nun bellek kaybı, yenilemez bazı nesneleri yeme isteği ve nesnelere karşı cinsel çekim gibi oldukça rahatsız edici belirtileri vardır. Bu hastalığa sahip kişiler bazı zamanlar bildikleri nesneleri veya kişileri tanımakta zorlanabilirler. Teşhis edilmesi son derece zahmetlidir ev beyinde temporal lob’daki ciddi hasarların bir sonucu olarak ortaya çıkar. Bilinen bir tedavisi yoktur.

Alis Harikalar Diyarında Sendromu (Todd Sendromu)

    Uykuya dalmak üzereyken veya uykudan uyanınca, bilhassa gece yarısı oluşan ve eşyaların daha büyük veya daha ufak gelmesi veya seslerin daha kısık veya daha yüksek gelmesi hali. Bu hastalığı yaşayanlar bulundukları odanın ve mobilyaların kaydığını, uzaklaştığını veya yakınlaştığını hissedebilir. Bu durum gözlerle alakalı değildir. Bir halüsinasyon da değildir. Beynin, içinde bulunduğu ortamı nasıl algıladığıyla alakalıdır. Görme, dokunma ve duyma gibi birçok duyuyu etkileyen bu hastalık zaman algısıyla da oynayabilir. Kkatiyenr istemsiz çalışabilir, bacaklar kontrol edilemeyebilir, hareket zorlukları yaşanabilir. Bu durum geceleri genelde yarım saat kadar sürer. İlk olarak 1950’lerde İngiliz psikiyatrist Dr. John Todd tarafından tanımlandığı için Todd Sendromu şeklinde de bilinen Alis Harikalar Diyarında sendromu, genelde çocuklarda görülür. Ancak bazı zamanlar erişkinlerde de dış faktörlere bağlı olarak görmek mümkün olabilir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER