İşte Z kuşağının seçim sonuçlarına etkisine yönelik araştırma sonuçları

Filiz Aydın Koç, 2023 senesindeki milletvekili genel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Z kuşağı olarak isimlendirilen genç nüfusun potansiyelini ve oy verme davranışını analiz ettiği bir makalesini yayımladı.

İşte Z kuşağının seçim sonuçlarına etkisine yönelik araştırma sonuçları

İşte Z kuşağının seçim sonuçlarına etkisine yönelik araştırma sonuçları

Kamu yönetimi alanında veri analisti ve doktorant olarak görev yapan Filiz Aydın Koç, 2023 senesinde yapılması beklenen milletvekili genel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Z kuşağı olarak isimlendirilen genç nüfusun potansiyelini ve oy verme davranışını analiz ettiği bir makalesini yayımladı.

Kamu Yönetimi Veri Analisti ve Doktorant Filiz Aydın Koç, Z kuşağının seçim sonuçlarına etkisini gösterecek olan bir çalışma yaptı. Çalışma sonuçlarını bir makalede toparlamayı başaran Koç, teknoloji çağında doğmuş ve büyümüş olan Z kuşağının dijital platformları kullanma, dijital ortamlarda geçirmiş oldukları vaktin uzun olması sebebiyle özellikle siyasi partilerin genç seçmenlerin oy verme davranışlarına etki edebilmek adına gözle görülebilir çaba gösterdiklerinin görüldüklerini ifade etti. Z kuşağının oy verme davranışları ile alakalı olarak da değerlendirmelerde bulunan Koç, söz konusu makalesinde şu değerlendirmeleri yaptı:

“Z kuşağı olarak isimlendirilen seçmenler üç farklı etki altında oy kullanıyorlar. Bunlar; içinde bulundukları sosyolojik etkiler (referans grup), ikincisi sosyolojik ve psikolojik yani duygusal etkiler (taraftar), üçüncü olarak da rasyonel olarak fayda-maliyet değerlendirme sonuçları olmaktadır. Sosyolojik etkilerle oy kullanma süreci içerisinde sosyal medya, politik grupların etkisi görülmez iken içinde bulundukları çevre/referans gruplar önemli etken olmaktadır. Sosyal ve psikolojik oy verme davranışında ise aile, yakın çevre, sosyal medya ile referans grupların etkisi görülmektedir. Burada belki de en dikkat çekici olan grup, rasyonel oy verme davranışı göstermesi beklenen gruptur. Bu grup maliyet-fayda ilişkisi üstünden oy verecek olup, sosyal medya, bu gruba politik etkiler, referans gruplar etki edemiyor. Yapılan pek çok araştırmaya göre ise tüm seçmen grupları içerisinde yüzde 60-70 oranları arasında hala sosyolojik olarak oy verme davranışını gerçekleştirmektedir. Yıllara göre bu oran yüzde 70'lerden yüzde 60'lara doğru geriliyor olsa bile de halen aile, içinde bulunulan bölge ve sosyal çevre seçmenin oy davranışını belirliyor olmaktadır. Z kuşağının ise daha çok sosyolojik ve psikolojik etkiler altında oy kullanma eğilimi içerisinde olduğu söylenebilir. Yüzde 60-70 sosyolojik oy verme davranışlarının bulunduğu ülkemizdeki bu orana Z kuşağı da dahil olmaktadır."

Z kuşağının genel seçmenden değişik olarak taraftar mantığıyla ailesi, içinde bulunulan, yaşanılan çevre ve sosyolojik etmenler altında oy kullanacakları düşünüldüğü zaman bu oranın bir miktar düşeceğinin düşünüldüğünü ifade eden Koç, "Ancak oy verme davranışı dışında ülkemizde genç kuşaklar farklı bir birikim ve dinamizm içinde eleştirel yönleri keskin, güçlü bir şekilde ve ne yazık ki adalete, siyasete, politikacılara, güvenlik kuvvetlerine dahi, ekonomik yapıya, sosyal düzene ve kendi gelecekleri ile ilgili güven duymayan, geleceğe umutla bakmayan ve bunu yoğun biçimde yaşayan genç kuşaklar olarak ortaya çıkmakta. Bu bağlamda politika yapıcılar, karar vericiler ve uygulayıcılar dijital gelişimden dolayı rasyonelliğin, şeffaflığın ve görünürlüğün arttığı günümüzde Z kuşağının farklıklarını, tercihlerini, beklentilerini bilimsel yöntemler ile belirleyip ancak uyumlu ve gerçekçi politikalar üreterek, umut ve güven aşılayabilirler” ifadelerine yer verdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER