Türkiye Doğu Türkistan İçin Ne Yapıyor?

Türkiye Çin’in Uygurlara yönelik ağır baskılarına ses çıkarmıyor.

Türkiye Doğu Türkistan İçin Ne Yapıyor?

Türkiye Doğu Türkistan İçin Ne Yapıyor?

Türkiye Çin’in Uygurlara yönelik ağır baskılarına ses çıkarmıyor. Alman Profesör Susanne Schröder’e göre dış politikada yalnız kalan AKP hükümetinin bu sessizliğinde, Çin’den siyasi ile ekonomik yöndeki beklentileri belirleyici bir rol oynamakta. Peki Türkiye Doğu Türkistan için ne yapıyor?

Çin'in baskıcı politikalarına ve insan haklarına karşı ihlallerine en fazla Batılı ülkeler tepki yağdırıyor. Geçmiş zamanda Uygurlara sahip çıkmakta olan Türkiye ve öteki Müslüman ülkeler ise Pekin yönetimine karşı şimdilerde ses yükseltmekten kaçınıyor. Frankfurt Küresel İslam Araştırmaları Merkezi (FFGI) Direktörü Prof. Dr. Susanne Schröder'in düşüncelerine göre ise Müslüman ülkelerin bu tavrının arkasında aslında ekonomik hesaplar ve çıkarlar yer alıyor.

Dünya genelinde ise Müslümanların haklarını savunma iddiasında bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın niçin Uygurlar’a karşı izlediği politikasında U dönüşüne geçtiğini ise Alman uzman şu ifadelerle açıklıyor: "Türkiye'nin Batı ile ilişkileri kötüleşiyor. Türkiye siyasi alternatif ve bu durumda da Çin ile ittifak arayışı içerisinde. Bir de Türkiye ekonomisi şu an zorda ve acil bir şekilde iyi ticari ilişkilere ihtiyaç duyuyorlar.”

İslam dünyası ile ilgili araştırmaları ile tanınan Frankfurt merkezli düşünce kuruluşu FFGI'nin direktörü Prof. Dr. Susanne Schröder'e yöneltilen sorular ve cevapları şu şekilde:

- Çin Halk Cumhuriyeti'nin Sincan'da bulunan kamplarında uygulamış oldukları denetleme, gözetleme ile tekrardan eğitim sistemi bütün boyutlarıyla gün ışığına çıkarıldı. Bu sistem neyi gözler önüne seriyor?

Schröter: Çin Hükümeti, bütün muhalefeti her türlü şekle başvurarak baskı uygulamakta olan, aşırı otoriter bir hükümet. Yalnızca Uygur muhalefeti değil, liberalleşme veya demokratikleşme isteyenler ve farklı azınlıklar da hedef olmakta. Çin'in siyasi liderliğine zıt olan herkes bu şekilde hedef oldu.

Peki Çin Yönetimi'nin Sincan'da yaptıklarının dayanakları ne olmakta?

Uygurlar bir bağımsızlık hareketi kurdular ve Çin liderliği için bu, oldukça sert bir şekilde baskı uygulanması için geçerli bir sebep oldu. Bir de Sincan'da yalnızca siyasi değil Müslüman nitelikte de ayrılıkçı bir hareket bulunuyor. Doğu Türkistan İslam Hareketi olarak isimlendirilen bu hareket hem BM hem de ABD tarafından terör örgütü olarak biliniyor. Örnek olarak 2014 senesinde, 30 kişinin yaşamını kaybettiği, Kunming tren garındakine benzer büyük saldırılar Uygurlu radikallerce gerçekleştirildi. Çin liderliği Uygurlara yönelik almış oldukları önlemleri bu tür saldırılarla da gerekçelendirdi…. Bugüne kadar Çin Yönetimi, bu tür yöntemlerle amacına ulaşmış oldu. Ağır gözetim ve gözlem altında bulunan Uygurlar için hareket alanı bulunmuyor. Bu yöntemler insan haklarını ihlal etmeye devam ediyor. Ancak bu yolla Çin yönetimi, direniş bulunmamasını sağlayarak amacına ulaşmış oluyor.

İslam ülkeleri niçin Müslümanların hedef olduğu şiddete, orada yaşananlara ses etmiyor?

Uygurlara uygulanmakta olan baskılar büyük bir ölçüde Batı tarafından eleştirilmekte. Birkaç sene öncesine kadar Türkiye Uygurlardan yana tavır almaktaydı. Hatta Erdoğan 2009 senesinde bir soykırımdan bahsetmişti. Erdoğan Uygurların bağımsızlık hareketlerini uzun bir süre desteklemiş, siyasi liderlerini Türkiye'ye kabul etmiş, iltica hakklarını tanımış ve siyasi faaliyet göstermelerine izin vermişti. Bu Erdoğan için Pantürkizmin ya da Ümmetçiliğin vermiş olduğu ve Uygurların koruyucusu olarak bulunmanın bir gereği olmaktaydı. Bu tamamıyla değişmiş durumda. Türk Dışişleri Bakanı 2017 senesindeki sürgünde Uygurlara karşı sertleşme mesajını yansıttı. Şimdi ise günümüzde onlara gösteri ve siyasi faaliyet izni verilmemekte. Hatta kimileri de tutuklandı. Hatta Erdoğan, bu senenin yaz aylarında yapmış olduğu Çin ziyaretinde Pekin yönetiminin azınlık politikalarını da övdü.

Erdoğan'ın politikalarında yaşanan bu U dönüşünü neye bağlamaktasınız?

Bunun somut olarak iki sebebi var. İlki Türkiye'nin Batı ile ilişkileri kötüleşmiş durumda. Türkiye siyasi alternatif ve bu yüzden de Çin ile ittifak arayışında bulunuyor. Bir de Türkiye ekonomisi zor durumda ve acil olarak iyi ticari ilişkilere ihtiyacı da var. Çünkü insan hakları alanında yaşanan gelişmeler Türkiye'nin Batı ile ekonomik ilişkilerini de etkilemekte. Oysa Erdoğan'ın muhalefete baskı uygulayıp uygulamadığı ile ilgili durum Çin'in hiç umurunda değil.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER