Ankara ve Türkiye Olarak Alarmda Olmalıyız

Ankara’da temmuz başlarında ortaya çıkan vaka düşüşü, geçen hafta sona erdi ve 100 bin kişide vaka görülme oranı 57’den 69’a yükseldi.

Ankara ve Türkiye Olarak Alarmda Olmalıyız

Ankara ve Türkiye Olarak Alarmda Olmalıyız

Ankara’da temmuz başlarında ortaya çıkan vaka düşüşü, geçen hafta sona erdi ve 100 bin kişide vaka görülme oranı 57’den 69’a yükseldi. Bayram hareketliliği bir de tatilcilerin dönüşü ile vakaların daha da yükselişe geçeceğine işaret eden Prof. Dr. İsmail Balık, “Alarmda olmamız gereken noktadayız” şeklinde konuştu.

Kontrollü normalleşmeye geçtiğimiz 1 Temmuz’dan tarihinden itibaren Ankara’da devam eden vaka sayılarındaki düşüş, geçen hafta sona erdi. Sağlık Bakanlığı’nın paylaşmış oldukları verilere göre, önceki hafta 100 bin kişide tespit edilen COVID-19 vaka sayısı 57.95 iken geçen haftalarda bu sayı 100 bin kişide 69.13’e yükseldi. Kentte bir süredir süren rehavet havasının tabloyu tam olarak ters yöne çevirdiğine işaret eden Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık, “Şu an alarmda olmamız gereken noktadayız. Kontrolü kaybedeceğimiz büyük bir vaka patlaması olmaması için bugünden önlem anlamamız gerekiyor. Pandemi yokmuş gibi yaşamayı bir kenara bırakmak ve aşı kampanyasına destek olmak zorundayız” değerlendirme yaptı. Prof. Dr. İsmail Balık, şöyle devam etti:

KURALLARA EN ÜST SEVİYEDE UYMALIYIZ

“Yasakların büyük çoğunluğunun kaldırılmasıyla kentte başlayan rehavet görüntüsü, vaka sayılarının yukarı doğru ivmeleneceğine işaret ediyordu. Geçtiğimiz hafta bu durum tabloda vaka artışı olarak karşımıza çıktı. Ülke genelindeki vaka sayıları da katlanarak artıyor. Bugün daha da kötüye gitmemek için sorumluk almamız gerekiyor. Maske, mesafe ve hijyen kurallarına yapabildiğimiz en üst seviyede uymalıyız.

BAYRAM HAREKETLİLİĞİ SAYIYI ARTTIRACAK

Pandemi yokmuşçasına kalabalıklara karışarak yaşamayı bir kenara bırakıp, aşı kampanyasına tereddütsüz bir şekilde destek olmak zorundayız. Gidişat böyle devam ederse elimizdeki özgürlükler alınmak zorunda kalabilir. Şu an alarmda olmamız gereken noktadayız. Henüz bayramın hareketliliği ve turizm bölgelerindeki tedbirsiz kalabalığın etkisi de tam olarak tabloya yansımış durumda değil. Bunlar da eklendiğinde sayı artacaktır.

AŞI YÜKÜMLÜLÜĞÜMÜZÜ YERİNE GETİRMELİYİZ

Tablo ortada. Kendimizi korumak için bugünden itibaren katı bir şekilde bireysel kurallara bağlı kalmalıyız. Kalabalıklara asla girmeyip, bir an önce çift doz aşılarımızı yaptırmakla yükümlüyüz. Ülke genelinde çift doz aşılamayı en kısa sürede yüzde 80 seviyesine çıkartmalıyız. Yeni dalgalarla karşılaşmak istemiyorsak bu yükümlülüğümüzü yerine getirmeliyiz. Şu anda salgını çift doz aşısını olmayanların pandemisi olarak görüyorum.”

YATAN HASTALARIN ÇOĞU AŞISIZ

Prof. Dr. Balık, görevli olduğu hastanede koronavirüs nedeniyle yatan hastaların büyük çoğunluğunun koronavirüs aşısını olmadığının altını çizdi ve “Vaka artışı başladı. Ancak yoğun bakımlarda şu an için ciddi bir artış yok. Hastaneye başvuran ve semptomlar yüzünden yatan hastaların neredeyse hepsi bir doz bile aşısını olmayan kişiler. Genel veriler de bu durumu destekliyor” diye konuştu.

BELEDİYE KONSERİNE ÇİFT AŞI ÖNERİSİ

Salgını kontrol altında tutmak için aşılama oranlarının artması gerektiğine de dikkat çeken Balık, “Aşı kararsızlığı yaş düştükçe daha sık görülmeye başlıyor. Gençleri teşvik etmek için ödüllendirme yöntemleri geliştirebiliriz. Çift doz aşılı olanlara ücretsiz etkinlik biletleri verilebilir. Kentte çok sayıda belediye konseri gerçekleşiyor. Buralara sadece çift doz aşısı olan vatandaşlar alınabilir. Dünyada çeşitli yerlerde bu uygulama var. Bizde bunu deneyerek kararsız vatandaşları aşıya yönlendirebiliriz. Ülkedeki ünlü kişiler, televizyon starları kendi alanlarıyla ilgili yapacakları kampanyalarla bu sürece katkı verebilirler” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER