Ankaragücü’nde dengeler değişti

Başkan Fatih Mert’ten sonra, futbol şube sorumlusu Faruk Koca da adaylığını koymayacağını açıkladı.

Ankaragücü’nde dengeler değişti

Ankaragücü’nde dengeler değişti

Başkan Fatih Mert’ten sonra, futbol şube sorumlusu Faruk Koca da adaylığını koymayacağını açıkladı. Koca’nın, “Bu yönetim ile bu kulübün yönetilemeyeceğini bilmekteydim. Kontrolü sizde olmayan bir kulübü yönetebilmeniz mümkün mü” sözleri dikkati çekti. Bu durum Ankaragücü’nde dengeler değişti algısını mı yaratıyor?

Ankaragücü’nde dengeler değişti

Ankaragücü Süper Lig’e dramatik bir biçimde veda ederken, gözler, tarihi 3-10 Haziran 2021 olarak yeniden belirlenen genel kurula çevrildi. Başkan Fatih Mert’ten sonra futbol şube sorumlusu Faruk Koca da aday olarak görünmeyeceğini açıkladı. Bu çıkıştan sonra gözler, eski başkan Mehmet Yiğiner, eski yöneticilerden Murat Ağcabağ ile adları başkan adaylığı için geçmekte olan Abidin Doğan ile Adnan Bekar’a çevrildi.

Takımın küme düşme süreci içerisinde gündeme gelen tartışmalara DHA’ya vermiş oldukları röportajda açıklık vererek açıklamalarda bulunan Faruk Koca, başkan Fatih Mert ile sorunu olmadığını belirtip, “Bir seneden beri kongre istiyorum. Bu yönetim ile bu kulübün yönetilemeyeceğini çok iyi biliyordum. Kontrolü sizde olmayan bir kulübü yönetebilmeniz mümkün mü? Kongre istedim gerçekleştiremedik. Siyasi kimliğim ile kulübe katkılar verdim ama kulüp üzerinden asla siyaset gerçekleştirmedim. Bu kulübe hangi siyasi parti destek olursa teşekkürlerimizi sunarız” dedi.

Kulübün kapısına kilit vurulacakken yönetime gelmiş olduğunu dile getiren Koca şu ifadelere yer verdi:

“15 aydan beri yönetimdeyim iddia ediyorum kimse benim kadar A.Güçlü değil. Benim yaptığım kadar kimler ne yaptı? 30 senedir A.Güçlüyüm diye nara atanlar bulunuyor ben de hepsine meydan okuyorum. 4 maça gidemedim. Malatya maçında uyarılarda bulundum, dinlemediler. 270-290 milyon TL gibi bir borçtan bahsediliyor, peki biz 23 milyon Euro’yu kimlere ödedik? 23 milyon Euro transfer yasağına konu olarak bilinen futbolculara ödenen para, hala kulübün borcu bulunuyor. Bu futbolcuların hiçbirini tanımıyorum, görmedim. 99 dakika futbol oynayan futbolcuya 2 milyon ödendi. Ödemiş olduğunuz borcun yüzde 22’si de ekstra stopaj vergisi. Hem ceza ödüyorsunuz hem de cezanın vergisi ortaya çıkıyor. Her ay 12-13 milyon cari gider bulunuyor.”

“Düşen bu takıma 14 milyon lira değerinde prim ödemişim. Kasımpaşa maçından önce teknik kadro ve futbolculara primler dağıttım. Kimse bunu inkar edemez. Prim, yönetimin motivasyonu olmaktadır bu sorgulanır mı? Sezon içerisinde maaş alamayan futbolcular oldu fakat hayati önem taşımıyor. Galibiyete 25 bin TL prim açıklamışız. Dış saha beraberliği 15 bindi. İç saha beraberliğinde bulunmuyordu fakat biz 10 bin TL verdik. Konya maçında 30 bin TL prim yatırılmış haberim yok. Niçin 50 bin TL değilmiş. Benim zaten haberim bulunmuyor üstelik takımın prim miktarları zaten 25 bin civarında iken 30 bin lira yatırılmış. 4 maç için 50’şer bin lira primler açıkladım. Beyefendiler ya da onu arayanlar sezon bitimine kadar 50 bin lira prim beklentisi içerisine girmiş. Geçen sezon Rize maçında 10 bin Euro primler dağıttım takım küme düştü. Benim prim vereceğim takım küme düşecek bu doğru bir durum mu yani? 50 bin lira prim verin Denizli maçında kalma sözü veriyoruz şeklinde konuştular. Sözü veren kişiler istifa ettik de kabul edilmedi diyor. Ben 50’şer bin lira prim verdim hani kalma sözü verenler şimdi nerede? Hani takım nerede duruyor? Yönetici olarak takımdaki bu kötü gidişatı sorabilme hakkım bulunmuyor mu? İşte ben sorduğum için kavgalar oldu. Hayır diyorlar takımın gidişatı kötü değil ki sana o aklı veren kim? Böyle bir soru mu var?

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER