Koronavirus: Covid-19 hastaları neden yüzükoyun yatırılıyor?

Covid-19 vakaları dünya çapında artmaya devam ederken, hastanelerdeki yoğun bakım görüntülerine de giderek aşina olduk.

Koronavirus: Covid-19 hastaları neden yüzükoyun yatırılıyor?

Koronavirüs vakalarının artmasıyla birlikte yeni tedavi yöntemleri de gelişmeye başladı. Sağlık personellerinin hastaların kritiklik durumlarına göre uyguladığı bu yöntemler değişiklik gösterirken yoğun bakım servislerinde solunum cihazlarına bağlanmış hastalarla ilgili bir detay dikkat çekici: Doktorlar hastaların çoğu yüzükoyun yatırıyor.  Solunum yolları hastalıkları nedeniyle nefes almakta güçlük çeken insanlarda bu eski tekniğin işe yaradığı görülüyor. Bu sayede akciğerlerine daha fazla oksijen gidiyor. Ancak bu tekniğin de riskleri var.

Oksijen akışı artıyor

Hastalar birkaç saat yüzükoyun yatırılarak akciğerlerinde toplanmış ve nefes almalarını engelleyen sıvıların akması sağlanıyor.

Yoğun bakımdaki Covid-19 hastalarının tedavisinde bu yöntemin giderek daha fazla uygulandığını görüyoruz.

ABD'deki Johns Hopkins Üniversitesi'nden akciğer hastalıkları ve yoğun bakım uzmanı Doçent Dr. Panagis Galiatsatos, birçok Covid-19 hastasının yeterli oksijen alamadığı için zarar gördüğünü söylüyor.

Sağlık  Bakanı Fahrettin Koca koronavirüs tedavisi konusunda dünyadan 5 farklı uygulamaya gidildiğini ve bu uygulamalar sayesinde iyileşme oranlarının arttığını syledi. İşte bu 5 fark:

Fark 1: Klorokin/Hidroksiklorokine erken başlıyoruz
Ateş, boğaz ağrısı, öksürük vb şikâyetleri olan herkesi ‘Bir ateş düşürücü al, istirahat et, evinden çıkma’ diyen ülkelerden farklı olarak hastaneye çağırıyor, test ve tetkik yaparak kuşkulandığımız durumlarda da test neticelerini bile beklemeden klorokin ile tedaviye başlıyoruz.

Fark 2: Azitromisini farklı kullanıyoruz
Klorokin tedavisine ek olarak azitromisin isimli antibiyotiği diğer ülkelerden daha bilinçli ve erken devreye sokuyoruz. Bu, başarı oranımızı etkileyen önemli bir faktör oldu.

Fark 3: Favipiravir’den çok yararlandık
İlk kez Çin’de kullanılan ve orada sadece yoğun bakımdaki entübe hastaları (genel durumu ağır, solunum yetmezliği ciddi vakalara) verilen Favipiravir’i de biz çoğu zaman erken dönemde devreye sokuyoruz.

Solunum sıkıntısının daha yeni başladığı, kan oksijen yoğunluğunun yeni yeni kritik değerlere düştüğü akciğer harabiyetinin erken dönemlerinde biz Favipiravir’i hemen devreye sokuyoruz. Bu sayede ciddi bir ‘ön alma’ başarısı yakaladığımızı düşünüyoruz.

Fark 4: Yoğun oksijen desteği veriyoruz
Bilinenden ve rutin uygulamalardan farklı olarak solunum sıkıntısı çeken hastalarımıza çok erken dönemde yüksek basınçlı oksijen tedavisi desteği uyguluyoruz. Farklı ve öncü ön alma stratejilerimizden biri de bu. Bu farklı uygulama sayesinde solunum yetmezliğinden kaybettiğimiz vaka sayımızda çok şükür ciddi bir azalma oldu.

Fark 5: Hastanın pozisyonunu değiştirmek de çok işe yaradı
Kandaki oksijen yoğunluğunu arttırabilmek için uyguladığımız yüksek basınçlı oksijen desteği yanında ikinci ve farklı bir seçeneği daha devreye soktuk: Ağır solunum sıkıntısı yaşayan yoğun bakım hastalarını yüzükoyun yatırarak, akciğerdeki oksijen/karbondioksit değişimini kolaylaştırdık.

Tedavi edilen koronavirüs sayısının günlük 5 bini bulmasının nedenini bu uygulamalara bağlayan Koca ''Bu basit pozisyon değişimi sayesinde daha fazla akciğer alanında oksijen değişiminin gerçekleştiğini ve kandaki oksijen yoğunluğunun memnuniyet verici seviyelere yükseldiğini tespit ettik. Bizim daha salgının başından beri uyguladığımız bu basit uygulamayı pek çok ülke daha geçtiğimiz hafta devreye sokmayı akıl etti'' dedi.

Güncelleme Tarihi: 12 Eylül 2020, 00:30
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER