70 Ülke Gezdi, 10 Dil Biliyor… Şimdi İse Sokaklarda Yaşıyor!

10 dil bilen ve 70’den fazla ülkeyi gezen 58 yaşındaki Aykan Gözeri sokakta yaşıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Erkek Barınma Evi’nde kışı geçirip yaşamına devam edecek olan Gözeri’nin tek hayali ise güzel bir işe girmek ve hayatını sürdürmek.

70 Ülke Gezdi, 10 Dil Biliyor… Şimdi İse Sokaklarda Yaşıyor!

70 Ülke Gezdi, 10 Dil Biliyor… Şimdi İse Sokaklarda Yaşıyor!

10 dil bilen ve 70’den fazla ülkeyi gezen 58 yaşındaki Aykan Gözeri sokakta yaşıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Erkek Barınma Evi’nde kışı geçirip yaşamına devam edecek olan Gözeri’nin tek hayali ise güzel bir işe girmek ve hayatını sürdürmek.

Kolombiya’dan Türkiye’ye gelerek İstanbul’da banklarda yaşamaya başlayan 58 yaşındaki Aykan Gözeri’ye ait hayat hikayesi şaşırtıyor. Korona virüs salgını başladığında Kolombiya’da olan Aykan Gözeri’ye ‘Nerede ölmek istiyorsun?’ şeklinde bir soru yöneltilince ‘Memleketimde’ cevabını verip ülkeye geri dönmüş. 58 yıllık yaşamına ise 70’den fazla ülkeyi sığdırmış.

10 dil bilen, İsviçre’de tekstil eğitimi alan Gözeri’nin bir dönem İstanbul’da 150 kişinin çalıştığı çağrı merkezinin de ortaklığını yaptığı biliniyor. 6 aydan daha fazla süre İstanbul’da park banklarında yatan ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Erkek Barınma Evi’ni duyup Bursa’ya gelen Gözeri’nin ise tek isteği kış aylarından sonra güzel iş bulup Türkiye’de yaşamına devam etmek. Ailesinin yurt dışında yaşadığından dolayı Almanya’ya giden Gözeri;

“Babam tekstilci olduğundan dolayı ben de tekstil okumak istedim. İsviçre’de tekstil eğitimi almak için oraya gittim ve ailem de oraya geldi. 7 sene orada kaldım. Sonrasında da İtalya’ya meslek ile ilgili gittim. İki üniversite okudum. Bir tanesi tekstille ilgili diğeri de dillerle ilgili. 10 dil konuşabiliyorum. Almanca’yı çok iyi düzeyde konuşmaktayım. Çünkü Almanya’da farklı noktalarda kaldığımdan dolayı aksanlarını iyi biliyorum. İsviçre aksanı, sokak aksanı, hepsine iyi derecede hakimim. İngilizce ile İspanyolca çok iyi. İtalyanca da konuşuyorum. Fransızca’nın yanında bir de Filipin ve Tayland dillerini de biliyorum. 70 ülke gezdim. Gezdiğim ülkelerin çoğunda uzun süreli olarak kaldım. Kültürleri, yaşamları ilgimi çekiyordu. Babam da bu konuda bana birçok imkan tanımıştı. Annemle babamı kaybettim. Babam da 7 dil biliyordu. 3 tane Türkiye’de, 3 Kolombiya’da, 2 Amerika’da, 2 İsviçre ve Almanya’da çocukların var. En son Kolombiya’da yaşıyordum. 2020 senesinin başında döndüğümde çocuklarım ufak olduğu için bütün paramı, işimi Kolombiya’da bırakarak döndüm.”

Gözeri sözlerine şöyle devam etti: “Şimdi Bogota’da otoparkım var. Ailem işletiyor ve her şeyimi orada bıraktım. Korona yüzünden “nerede ölmek istiyorsun?” diye sordular ve ben de “Türkiye’de, memleketimde ölmek istiyorum.” Dedim. Onlar da uçak ile beni Türkiye’ye gönderdiler. İsviçre ve Türkiye vatandaşlığım var. İtalya’da, Türkiye’de ve İsviçre’de iyi paralar kazandım. Türkiye’de turizm sektöründe çalıştım. 1983’de Nevşehir’e gittim. Turizmin gelişmesine katkılarımız olmuştur. Ardından İstanbul’da turizm üzerine çağrı merkezine işçi olarak girdiğimde 9 kişi çalışıyordu. Baktım iyi para var ben de bir ortakla yer açtım. 150 kişilik bir çağrı merkezi kurduk. Ortağım bütün paraları indirdi ve ben çırak olarak çıktım. Yurt dışında da tekstille ilgili şeyler yaptım. En son Kolombiya’da otopark kiraladım ve onu işletiyordum. Kolombiya’da oranın parası ile haftalık 7 milyon kazanıyordum. Bu çok iyi bir para. Orada asgari ücret 650 bin iken ben 7 milyon kazanıyordum. 10 kişinin maaşına denk geliyor.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER