Ulucanlar Cezaevi Müzesi

Ulucanlar Cezaevi hikayesi nedir? Ulucanlar Cezaevinde yatanlar kimlerdir? Ulucanlar Cezaevi anıları nelerdir? Ulucanlar Cezaevi Müzesi nerede? Ulucanlar Cezaevi ne zaman açıldı?

Ulucanlar Cezaevi Müzesi

80 sene boyunca en başta siyasi olarak suçlu sayılanlar olmak üzere birçok insanın bulunduğu ya da infaz edildiği, ceza çektiği yer olan Ulucanlar bugün müze olarak kullanılmaktadır. Her bir köşesinde Türkiye tarihinden izler bulunduran bu müze ülkenin en fazla ziyaret edilen müzelerinden biridir.

Ulucanlar Cezaevi Cumhuriyetin ilanından sonra inşa edilmiş olan ilk hapishanelerden biridir. 1925 ve 2006 seneleri arasında faal durumda olan bu cezaevi 2006 senesinde kapatılmış ve restorasyon çalışmalarının ardından 2011 senesinde müze olarak hizmet etmeye başlamıştır.

Müzenin içinde Hilton koğuşu, darağacı ve tecrit odaları gibi çeşitli çarpıcı ziyaret yerleri bulunmaktadır. Bir de önemli mahkumların kişisel eşyaları, mahkeme belgeleri, balmumu heykelleri ve fotoğrafları ziyaretçileri beklemektedir.

Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nin Bölümleri

Ulucanlar Cezaevi Müzesinde tarihteki en çarpıcı dönemlerinden hüzünlü hayat hikayelerine tanıklık edici müze bölümlerinden biri de avlu bölümüdür. Bu bölümde en çok dikkat çeken kısım ise “ Ulu kavak” olarak adlandırılan darağacı olmaktadır. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ile Yusuf Aslan dahil olmak üzere birçok kişi bu darağacında infaz edilmiştir.

Zaman içerisinde restore edilerek darağacının yeri değiştirilmiştir. Kafes içerisinde görülen bu ağacın bulunduğu alanda idam edilen kişilerin isimleri bulunur. Avlunun diğer kısmında ise mahkumların banyo yaptıkları hamam bulunur. Firar etme girişimlerinin gerçekleşmiş olduğu bu bölümde hamam aslına uygun olarak restore edilmiştir.

Hamamın arka tarafında bulunan küçük oda ise ziyaretçilerin hatıra olarak taşıyabileceği hediyelik eşyaların satışı gerçekleştirilir. Avlunun diğer bir kısmında da kütüphane ile çay içme bölümleri bulunur. Kütüphanede kitapların dışında bir de mahkeme ile tutanak kayıtları gibi çeşitli tarihi belgeler de bulunur.

Koğuşlar

Ulucanlar Cezaevi Müzesi; Avlu, tecrit odaları ve koğuşlardan oluşmaktadır. Her koğuşun kendine ait olan bir avlusu vardır. Defalarca restore edilen ve yangın tehlikesi ile karşı karşıya kalan ve atlatan cezaevinin bazı koğuş bölümleri balmumu heykeller ile süslenmiştir.

Cezaevinde kalanların gardiyanların sergilenmiş olduğu bu koğuşlarda soba, kilim ve ısıtıcı gibi çeşitli eşyalar dizilmiştir. Cezaevi gezisinde koğuşlar da bulunan heykel ile dekorasyonun dışında bir de önemli kişilerin şahsi eşyaları sergilenmektedir.

Hilton koğuşu

Ulucanlar Cezaevi Müzesi'nin girişinden sonra balmumu heykelleri geçirdikten sonra koridora devam ederek Hilton koğuşu ismi ile anılan yere ulaşmak mümkündür. Öteki koğuşların dışında 9 ile 10 numaralı koğuşları kapsayan bu yer ilk olarak milletvekili olan Osman Bölükbaşı için hazırlanmıştır.

Ardından ülkedeki siyasi ve sanat tarihi bakımından kendi isminden söz ettiren çeşitli kişiler bulunmuştur. Bu kişiler arasında Nazım Hikmet, Bülent Ecevit, Ahmet Emin, Fakir Baykurt ve Cevat Şakir Kabaağaçlı bulunur. Hilton denmesinin sebebi ise diğer koğuşlara göre daha konforlu olmasıdır.

Güncelleme Tarihi: 05 Ekim 2020, 13:22
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER