Ankara'da Deprem Riski Var Mı?

Son dönemde oluşan depremler ile başkent Ankara'da deprem riski var mı sorusu sorulmaya başlandı. Soruya cevap verelim.

Ankara'da Deprem Riski Var Mı?

İstanbul, Manisa, Elazığ, Kahramanmaraş ve İzmir gibi illerde meydana gelen depremler vatandaşı korkutmaya başladı. Türkiye’nin büyük bir bölümünün önemli fay hatları üstünde olduğu biliniyor. Özellikle İstanbul’daki son depremden sonra uzmanlar kritik uyarılar yapmaya başladı. İstanbul’da yaşanan deprem sonrasında Ankara’da deprem tehlikesinin arttığı belirlendi.

Uzmanlar Marmara’da 7 ve üzeri depremin gerçekleşme olasılığının önümüzdeki 30 sene içinde yüzde 65 olduğunu söylüyor. Kuzey Anadolu fay hattı, Doğu Anadolu fay hattı ve Ege Bölgesi ile çevresindeki yerlerin de en tehlikeli yerler olduğu belirtiliyor. Bunların yanı sıra Ankara’da da deprem riskinin arttığı uzmanlar tarafından açıkça söyleniyor. Yalnızca İstanbul’un değil Marmara’nın tamamına yakınının etkileneceği depremin tarihi bilinmemekle beraber son 8 senedir büyük bir depremin olmaması deprem riskini artırıyor.

Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın daima büyük depremlere hazırlıkla olması gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar bir gün depremin mutlaka olacağını ve tespitlerin olduğunu söylüyor. Ancak ne yazık ki depremin şu gün şu saatte bu büyüklükte olacağı ise bilinemiyor. Uzmanlar ise öneri üstüne öneri veriyor. Türkiye’de afet politikalarının değişmesi gerektiğini söyleyen uzmanlar en tehlikeli bölgelerden başlanarak seferberliğin ilan edilmesi gerektiği belirtiyor. Bu konularda hem kurumsal hem de yasal olarak yapıların tekrardan düzenlenmesi şart. Yerel yönetimlere bugünkünden daha fazla sorumluluk ve yetki verilmesi gerektiği de vurgulanıyor. Ankara’da kamu arazilerinin olur olmaz yerlerin de imara açılmasına uzmanlar karşı çıkıyor.

Kuzey Anadolu Fayı

Kuzey Anadolu fayı,Tuzgölü fayı, Eskişehir fay sahası ve Keskin fayı gibi hatlara yakın olan Ankara’da da deprem riski artmış durumda. Türkiye’de peşpeşe depremlerin artması fay hatlarının enerjilerinin boşaldığı ya da uyandığı anlamına geliyor ancak kesin yorumlar yapılamıyor. Uzmanlar Ankara’nın merkezinde pek çok fay hattı bulunduğunu söylüyor. Bu fay hatları 6 büyüklüğüne kadar deprem oluşturabilecek faylardan oluşuyor.

İnsanlarda fay hatlarının geç fark edilmesiyle beraber Ankara’da deprem olmaz inancı yerleştiğini söyleyen uzmanlar Ankara’nın hem çevresinde hem de merkezinde çok sayıda aktif fay hattının da olduğunu da ekliyor. Ancak asıl olarak Ankara’da deprem tehlikesi oluşturabilecek fay hatlarının Ankara’ya 80 ile 100 km mesafede bulunan Bolu tarafından geçen Kuzey Anadolu fayı, Haymana’ya kadar ulaşan Tuzgölü Fayı, Eskişehir fay sahası ile Keskin fayı gibi faylardır. Bu fayların yıkıcı depremlere sebep olduğu ve Ankara’yı da etkilediği biliniyor.

Tarihsel süreçlere bakıldığında Ankara merkezini ve ilçelerini etkileyen, yıkan 1660’ın üzerinde deprem gerçekleşmiş. Kuzey Anadolu fayının kırılması ile bütün Anadolu etkilenmiş ve Ankara çok fazla etkilenmiş ve yıkımlar gerçekleşmiştir. 1944 yılında Bolu-Gerede’de 7.6 büyüklüğündeki depremde Ankara’da 350’den fazla can kaybı yaşanmıştı. O tarihten sonra inşa edilen binaların bazılarının 15-20 katlı gecekondular olduğu ve çoğunun da depreme dayanıklı olmadığı biliniyor. Sebebi ise Ankara’da deprem olmaz inancıyla hareket edilmiş olması olarak söylenebilir.

Ankara'daki Fay Hatları

Ankara’nın önemli fay hatlarının yakınında bulunması riski artırıyor. Riskin artması ile beraber önlemlerin alınması da gerekiyor. Son zamanlarda depremlerden dolayı yaşanan can kayıpları, yaralanmalar ve ağır bina hasarları vatandaşı korkutsa da önlem almak adına pek bir şey yapılmıyor. Uzmanlar tedbirlerin seferberlik ilan edilirmişçesine alınması gerektiğini söylüyor. Ankara’da 1945 senesinden önceki hazırlanmış haritalarda son yıllara kadar Ankara tehlikesin bir şekilde gösterilmiş. Dolayısıyla yapılar depreme dayanıksız şekilde inşa edilmiş. Ankara’da deprem tehlikesi çok yüksek ve dolayısıyla da riskleri de yüksek.

Uzmanlar Ankara’da sürekli belirli semtlerdeki yapıları işaret ediyor. Özellikle Demetevler örneği hep veriliyor. Demetevler 15-20 katlı gecekondulardan oluşuyor. İmar affıyla beraber bu gecekondular da affedilmiş ve ne yazık ki deprem konusunda kötü bir örnek teşkil etmiştir. Burada deprem meydana gelmese tüp patlasa bile tüm bina yıkılabilir. 7 üzerinde Ankara’da deprem meydana gelmesi bu binalar gibi çeşitli binaların da yıkılması ve can kaybına sebep olması anlamına geliyor. Bu fay hatlarının bir gün illa ki kırılacağını belirten uzmanlar küçük depremlerin yönetimi ve halkı uyarması gerektiğini söyleyerek kentsel dönüşümle binaların yenilenmesine değiniyor.

Ankara’nın yarısının zeminin kötü olduğu biliniyor. Bunun da yaşanacak olan bir depremin şiddetinin iki katına çıkması anlamına geldiği söyleniyor. Ankara’nın büyük bir kısmı depreme dayanıklı yapılardan değil. Yapı stoku ile zemin kötü. Senelerdir ülkenin çeşitli yerlerinde yapıların yenilenmesi için adımlar atılmaya çalışılıyor ancak yeterli olmuyor. Dolayısıyla depremle mücadele etmek için topyekün hareket etmek gerekiyor.

Son olarak AFAD’ın yayınladığı Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’na göre Ankara 3. ve 4. derece deprem bölgesinde yer alıyor. Deprem riski fay hatlarına olan uzaklığı ve son zamanlarda yaşanan depremler ile birlikte arttı. Ankara’da deprem olmaz inancı yavaş yavaş kırılmaya başlasa da somut adımlar henüz atılmaya başlanmadı. Büyük ve aktif fay hatları arasında olan ve merkezinden de fay hatlarının geçtiği belirtilen Ankara’da da fayların bir gün kırılması ile beraber deprem olacağı ve son yaşanan depremlerden sonra bu riskin de arttığı söyleniyor.

Son olarak, daha önce paylaştığımız Ankara deprem haritası ile daha farklı bilgiler alabilirsiniz.

Güncelleme Tarihi: 05 Ağustos 2020, 13:58
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER